Arkadaşlar soruya bi bakın:Milli Mücadelemizde şehirlerimizin aldıkları ünvanlar

(1/3) > >>

batu:
Arkadaşlar öğrencilerim adına size  bir soru sorup fikrinizi almak istedim..Ben  Kahramanmaraş' da 3 yıl calışmıştım..ve şu soru  kafamı karıştırmıştı..cevap verebilecek arkadaşlarım lütfen yazsın...
soru şu:

Milli mücadelemizde düzenli ordunun fazla katkısı olmadan savunulan illerimizden Antep ' e bildiğiniz gibi GAZİ ünvanı  1920 lerde  verilmiştir..Aynı direnişi gösteren Maraş ve Urfaya  niçin 70 ve 80 lerde bu ünvan verilmiştir...


yanlış anlamayın bi kesimleri eleştirmek veya altında bişey aramak için değil tamamen merak....saygılarımla

kagan38:
Bence bunlar tamamen siyasi olaylar o yüzden müdahale etmek istemedim.
Ama şimdiye kadar bir cevap veren çıkmadığı için müdahale etmek zorunluluk arzetmekte...

Bence bu üç şehrimizi bırakın milli mücadele de önemli katkıları olan her şehrimize ve ilçemize bu tür taltifler verilmeliydi ama başlıkta da dediğim gibi bunlar siyasi manevralar....Kişisel gayretler burada belirleyici rol oynamış bence...

İlk olarak Antep şehrine Gazilik ünvanı verilmiştir.Konuyla ilgili en doğru bilgiyi T.C.Gaziantep Valiliğinden öğrenebilirsiniz...Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linkleri Görebilmek için  veya http://www.gaziantep.gov.tr/index.php?change=&page_id=402


Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, 6 Şubat 1921 tarih 147. Toplantısında, Bakanlar Kurulu Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak meclis başkanlığına bir önerge sundu:

“ T.B.M.M Riyaset-i Celilesi’ne. Antep Livası merkezi olan Ayıntap kasabası namının, Gaziayıntap’a tahviline dair icra vekilleri heyetinin 2 Şubat 1337 ( 1921) tarihindeki içtimasında kabul edilen ve T.B.M.M Riyaset-i Celilesi’nin tasvibine iktiran eden, Layiha-i Kanuniye Sureti musaddakası rapten takdim kılınmakla iktizasının ifa ve neticesinin icra buyurulmasını rica ederim efendim.”

İcra Vekilleri Heyeti

Reis-i Mudafaa-i Milliye Vekili

Fevzi Layiha-i Kanuniye Sureti;

Madde 1- Ayıntap Livası merkezi olan Ayıntap kasabasının namı (Gaziayıntap) ‘a tahvil olunmuştur.

Madde 2- Bu kanunun icrasına Dahiliye Vekili memurdur.

Madde 3-İş bu kanun tarih-i neşrinden itibaren mer’idir.
Kanun teklifi, böylece T.B.M.M’nin 6 Şubat 1921 günlü 147’inci toplantısında oy birliği ile ve alkışlarla kabul edildi, 8 Şubat 1921 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. 20 Ekim 1921’de Ankara İtilafnamesi ile Fransızlar Antep’i terk etmeyi resmen kabul etmişlerdir. Gerçekte ise Fransızlar 8 Şubat 1921’de Antep Türkleri ile yaptıkları mütareke ile işgallerinin geçici olduğunu belirterek Antep’i terk etmeye söz vermişlerdi. 25 Aralık 1921’de Ankara’ya bağlı kuvvetler Antep’e girmişlerdir. Her yıl 25 Aralık Antep’in kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

“GAZİLİK” Antep’te Nasıl Duyuldu?..

Gaziantep’in bir kurtuluş gününde,radyoda yayınlanmak üzere mücahitlerden birisi ile konuşuyorduk. Muharip, Şahinbey Harpleri’nde, Çınarlı Cephesi’nde döğüşenlerden Mustafa Alçı idi.Sordum:

-Antep’e gazilik ünvanı verilmiş.Siz ne zaman duydunuz? Memnun oldunuz mu?

Hiç unutmuyorum,bu gün görmüş gazi adeta öfkeyle bağırdı mikrofon başında:

-“Ne diyorsun Bey, sen ne diyorsun? Antep’i sen o gün görmeliydin.Yurdumuz, yuvamız, yıkılmış, her evden 1-2 şehit çıkmış. Herkes şehidinin,yaralısının başında ağlaşıyor... Antep’in daha dumanları tütüyordu. Kim düşünür ünvanı, kim düşünür madalyayı ?

Hem biz madalya için mi döğüştük?

Dinimiz için, milletimiz için, namusumuz için döğüştük...

Ankara’da meclis uygun görmüş, vermiş. Biz aylar sonra duyduk !”

Ankara’da T.B.M.M bahtı kara şehre Gazilik ünvanı verirken, Antep bir ölü evi gibiydi : Tüm ümitler kırılmış, herkes bitkin, herkes aç...

Çetelerin bir kısmı silahlarıyla ailelerinin bulunduğu evlere mağaralara, mahzenlere döndüler. Huruçla çıkmayıp şehre geri dönen muhariplerin toplamı 500 kişiyi geçmiyordu.Düşmanlar huruç harekatı yapıldığını öğrenince şehri her zamankinden daha şiddetli bir şekilde akşama kadar bombaladı. Kalan az sayıda müdafilerle yeni bir huruçta yapılamazdı.Düşmanın amacı, etrafı şehir cepheler kumandanı Özdemir Bey ile Heyet-i Merkeziye azalarını ele geçirmekti. Bunu kolorduda biliyor, o nedenle Selahattin Adil Bey ( Siz ve müdafiler yapılacak huruçla mutlaka harice çıkmalısınız ) diyordu. Sonuçta bu akşam sessiz bir huruç yapılmasına karar verildi. Gece yarısından sonra, içerde kalan, özellikle düşmanın tutsak etmek istediği Özdemir Bey, Heyet-i Merkeziye üyeleri ve memurlarla, doktorlar ( halktan 200 kişi ile ) Posta Burçlu Mehmet’in rehberliğinde, Antep’in kuzeyindeki Beylerbeyi yolundan harice çıktılar. Yarım saat sonra, Posta Elbistanlı Hoca ile, polis, Jandarma ve halktan 200 kişi kadar bir grup şehrin batısındaki, Maanoğlu köprüsü yoluyla İbrahimli istikametinden şehri terk ettiler. Çoğunluğunu kadınların ve çocukların teşkil ettiği yaklaşık 200 kişide şehrin öbür tarafından harice çıktı. Şehri terk eden bu üç grupta gecenin zifiri karanlığında, dondurucu soğukta, karlara ve sulara basa basa korkunç bir sefalet ve ızdırap içinde Antep’i terk ettiler... Bu silahsız ve bitkin insanların şehir dışına çıkışını Fransız birliklerinin görmemesi mümkün değildi. Ama ne sebeptense düşman bu insanların çıkışına kayıtsız kaldı.

Dikkat edilirse burada kişisel bir çaba görülmektedir,Bakanlar Kurulu Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak meclis başkanlığına bir önerge vermekte ve olay bu şekilde başlamaktadır..

İkinci olarak Urfa şehrimize neden daha sonra bu ünvan verildi sorusuna cevaben de yine hemşeri milletvekillerin gayreti diyebilirim.

Yine T.C.Şanlıurfa Valiliği sitesinde yaptığım araştırma neticesinde;
bkz:Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linkleri Görebilmek için  veya http://www.kahramanmaras.gov.tr/


TBMM TARAFINDAN URFA'YA "ŞANLI" ÜNVANININ VERİLMESİ

Urfa milletvekili Osman Doğan ve 17 arkadaşının, Kurtuluş Savaşında gösterdiği kahramanlıktan dolayı Urfa ili adının "Şanlıurfa" olarak değiştirilmesine ilişkin kanun teklifi TBMM tarafından 12.6.1984 tarihinde kabul edilerek kanunlaşmıştır.
Urfa ilinin adının Şanlıurfa olarak değiştirilmesi hakkındaki 3020 sayılı kanun 22 Haziran 1984 tarih 18439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Burada da görüldüğü gibi kişisel gayretler bu ünvanın verilmesinde etkili olmuştur...

Üçüncü olarak Maraş şehrimiz aslında İstiklal Madalyalı bir şehrimizdir...

Kahramanmaraş belediyesi internet sitesinde yazdığı gibi bkz:Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linkleri Görebilmek için  veya http://www.kahramanmaras.bel.tr/2008/index.php


İSTİKLAL MADALYASI VE "KAHRAMANLIK" ÜNVANININ VERİLMESİ
 
   
      Maraş'ın Kurtuluş Savaşında şehir halkı ile birlikte topyekün direniş göstermesi ve çevre vilayetlerininde yardımına koşması büyük takdir toplar ve Kurtuluş Savaşı sonrasında Maraş'a bir yazı gönderilerek Milli Mücadeleye katılanların listesi istenir. Şehrin ileri gelen yöneticileri toplanır, bir durum tespiti yapar. Sonunda Ankara'ya "Maraş'ta Milli Mücadeleye katılmayan tek fert bile yoktur" cevabı verilir. Bunun üzerine 5 Nisan 1925 yılında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi İstiklal Madalyası'nın Maraş'ta fertlere değil, şehir halkına verilmesi kararlaştırılır. Maraş'a bir adet Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir. Maraş şehri yine Milli Mücadeledeki fedakarlığından ötürü TBBM tarafından 7 Şubat l973 tarihinde de "Kahramanlık" payesiyle de ödüllendirilir. Kahramanmaraşlı 1925 yılından beri her yıl kurtuluş günü olan 12 Şubat Bayramında İstiklal Madalyasını Şanlı Bayrağına törenle takarak, geçmişini yadeder.
 




Burada maalesef olumsuz geçen bir hadise sebep olmuş olabilir ünvanın geç verilmesinde diye düşünüyorum..

Türkiye'nin bir çok yerlerinde olduğu gibi Maraş'ta da yeniliklere ve inkılaplara karşı çıkan bazı kişiler oldu. Bilhassa 1925 yılında başlatılan kılık kıyafet düzenlemelerinin bir başlangıcı olan şapka inkılabına Maraş' ta bir takım kişilerin karşı olması nedeniyle isyan çıktı. Şapka giyilmesine karşı çıkmak amacıyla 27 Kasım 1925 Cuma günü Ulu Camii'de toplanan halk Hükümet Binası'na yürüdü. Ceza evinin kapıları kırıldı ve 200 mahkumun dışarı çıkmasına neden olundu. Şapka isyanı olarak bilinen bu olayda 7 kişi idam, 9 kişi onar yıl kürek cezasına çarptırıldı ve 44 kişi de beraat etti.
 
 Maraş şehrine Cumhuriyet'in ilk yıllarında herhangi bir devlet yatırımı yapılamadı.
Kaynak:Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linkleri Görebilmek için  veya http://www.kahramanmaras.gov.tr/


seraysa:
Arkadaşlar Güney İllerinden Adana'ya Da Verilmesi Gerekiyordu. Benim Öğrencilerim De Bunu Söylemişti. Adana' Da Direniş Hareketi İçin De Bulunduğu Halde Neden Diğer İller Gibi Ünvan Verilmedi. Gerçi Her İlimiz Bir Destan Yazmıştı Ama Neden Sadece Bazı İller. Adana'da 1920 Yılı Sonlarında Fransızlara Karşı Büyük Bir Zafer Kazanılmış. Bu Savaşlarda Fedakarlık Gösteren Tekelioğlu Sinan, Kara Afat, Selahattin Adil, Manisalı Ali, Osman Çamurdan, İbo Osman, Hacı Ağa, Şehit Ökkeşoğlu Efe, Emin Ağa, Kılavuz Hatice, Tayyar Rahime, Kara Fatma (adile Onbaşı) Gibi Daha Nice Kahramanlarımız Da Bulunmaktadır.
 Hatta Şunu Da Söyleyebilirim; 5 Ocak 1922 Tarihinde Halk Tarafından Adana'nın Kurtuluşunu Kutlamak Amacıyla Büyüksaat İle Ulucami Arasında Çok Büyük Bir Bayrak Çekmiş Ve Daha Sonra Bu Bayrak Kurtuluş Simgesi Haline Gelerek İlin Sonraki Kurtuluş Günlerinde Tekrarlanmıştır. Ünlü Şair Ve Dönemin Adana Erkek Lisesi Edebiyat Öğretmeni Arif Nihat Asya Tarafından Yazılan Bayrak Şiiri De İlk Kez Burada Okunmuştur. Peki Neden Bu İlimize De Ünvan Verilmemiştir.
  İşte Söylemekten Bıktık, Ayrıca Düşünmek Bile İstemiyoruz Belki Ama Gerçekten De Türlü Siyasi Oyunlar Her Dönemde Kullanımış.

mehmet emin:
tamamen siyasi oyun  hocam

mecnunkaleyla:
siyasi olduğu kesin.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa